TARİH

Köyün bu günkü yerleşimcilerden öncede bir yerleşim yeri odlunu gösteren ören kalıntıları vardır . Hazine tepesi denilen yerde , yerleşim yeri kalıntılarına ait örnekler vardır.Hatta tahrip edilmiş olan mozaik süslemeli zemine ait örnekler 1960 yıllarında açıkça belirgindi.

Anlatılanlara göre Gücüksu koyünün ilk yerleşimcisi bu günkü Çeçenistan bölgesinden gelen ve aslen de Çeçen olan Behlii Şeyh’tir.Köy halkına oluşturan nüfusun tamamına yakını Çeçen asıllıdır .

1870 yıllarında Gücüksu köyüne 15 aile yerleşmiştir.

Çeçenistan’dan gelen aile reislerinin isimleri şöyledir

1- Ersmik (Bolat)

2- Paşa (Bolat)

3- Karaseydi (Bolat)

4- Arslangir (Aslan)

5- İshak (Yüksel) Aslan Kumuk

6- Seygıt (Apaydın)

7- Osman (Bostan)

8- Feyzullah (Kutlu)

9- Meen (Çakıcı)

10- Borz (Bozkurt)

11- Als (Önce)

12- Cerciz (Demirci) Aslen lezgi

13- Battal (Özden)

14- İsmail Kahya (Bayazıt)

15- Tezibey (Korkmaz)

16- Ahmet (İnce)

17- Çhonki (Yavuz)

………………………………………………………………………………………………

Yeni yerleşimci Çeçenlerin geldiğinde yerli halktan olan ve demircilikle ugrasan bazı Ermeni var olduğu söyleniyor. Bazı Ermenilerden arazileri arazileri para karşılığı satın alındığı anlatılır. Açıkçası yarı boşaltılmış durumdaki köylere yerleşiyorlar.

Köyün güney batısında “derin dere” olarak adlandırılan demir madeni işletmeciliği nedeniyle oluştuğu bilinir. Demirin cevherinin oradan çıkarılıp yerleşim yerinde işlendiğine ait demir cürufundan anlaşılıyor.

Yeni komşularının gelişine pekte sevinmeyen komşu köylüler, gelenlerin yerleşmelerine mani olmak için; buralarda kışların çok çetin geçtiğinden ve çok soğuk iklimler yaşandığından bahsettikleri anlatılırdı. Bu telkinlere inanmayan çeçenler “biz alışığız, siz merak etmeyin, kar fareleri gibi karın dibinde tüneller kazar ve yaparız”. Cevabını verdiklerini1992 yılında 90 yaşında vefat eden Şamil Bolat amcamdan duymuştum.

Yeni yerleşimciler yeni köylerini çok beğenirler.Kafkasya daglarını andıran dagları,ormanları ve suları ile idaal bir yerdir . arazilerini aralarında paylaşırlar ölçüm işindekulana bilecekleri ne bir alethatta ip bilebulamadıkların dan uzun sırıklardan yararlandıkları anlatılırdı.

Geldikleri yerlerdeki ugraşıları olan hayvancılık işiniçok ustaca ve bilinçli yaparlar.Kısa zamanda yörenin zengin yerlerinden birine dönüşür .

Yakın bir zamana kadar köyün adı ‘’Behli oyl’’telaffuz edilirken (kendi aralarında) resmiolan Gücüksu ismi tamamen benimsenmiştir .

Köyün ilk kurucusu ile ilgili bir rivayeti kısaca ekleyelim.

‘’Behli Şeyh ‘’(Bexli Şayx), at veya öküz arabası ile gelirken; bugünki Saraycık beline vardığında vakit akşama yakındır. Arabasını sürer ve hayvanlarını serbest bırakır. Nerede durursa orada aksam namazını kılarım düşüncesi ile yola devam eder. Bugünkü Abdullah Özden’in evinin yanındaki ‘’xutii’’ pınarı adı ile anılan yerde arabası durur.Orada abdestini alır namazını kılar ve daha ileriye gitmez.Çeşmenin üstündeki düzlüğe eşyalarını indirerek yerleşmeye karar verir.

Nihayetinde şeyh kendisine bir düzen kurar ve yaşamaya başlar. Yaklaşık 10 yıl ulaşan yeni yerleşimcilerle pek uyum sağlayamaz. Şöyle ki; Yeni gelenler Şeyh’in bugday göceklerini yayar,hayvanlarını kesip yemeye başlarlar.Şeyh bunları görüp ayrılmaya, Halep Şam yöresine gitmeye karar vererek eşyalarını arabasına yükler, bütün ısrarlara rağmen kararından vazgeçmez. Köyden ayrılıp,Gücüksu –Salyan arasındakı bugünkü Kamilbi Pınarı denen yere vardıgında geriye dönerek şöyle Dua etti konusulur Allahım bu kalanların başına bela verip , Devlet kapılarında süründürme ,nede mal varlıgı bakımından zengınleştirip aşırı yüzlerini güldür Dua tutmuşmudur bilinmez ama duaya yakın yaşantılar vardır.

Ürdüne yerleştigi ve orda vefat ettigi söyleniyo Ürdünde Gücüksu köyünden Şeyhi göç ettiren köy diye espirili soylentilerin oldugunu zaman zaman duyuyoruz.